Profesyonel Görüntü Sistemleri’nde HDR ve WCG İçerik Devri Kapımızda
Profesyonel Görüntü Sistemleri’nde HDR ve WCG İçerik Devri Kapımızda

Görüntü sistemlerinin profesyonel segmentinde faaliyet göstersek de tüketici elektroniği tarafındaki gelişmelere gözümüzü yumma gibi bir lüksümüz yok. Bu seneki CES’te VR, AR, giyilebilir elektronik ürünler, PCler, projektörler, farklı bağlantı arayüzleri gibi birçok alanda yaşanan önemli gelişmeleri gözlemleme şansı bulduk. Bu yazımızın konusu da – özellikle TV tarafını, genelde ise tüm görüntü dünyasını ilgilendiren o meşhur soru olacak: HDR (Yüksek Dinamik Alan) mı WCG (Geniş Renk Gamı) mi?

En baştan kısaca toparlayalım; HDR, ekranın sunduğu kontrast alanının genişletilerek daha parlak beyaz ve daha karanlık siyah seviyeleri elde edilmesine verilen isim. Piyasada bu özelliğe sahip ekranlar, televizyonlar ve projektörler mevcut; bu ürünlerin sayısı giderek de artacaktır. Bu ürünlerin çoğu ev kullanımına yönelik olsa da kurumsal ve profesyonel uygulamalarda da ilgi ve talebin artmaya başlaması kaçınılmaz.

WCG (geniş renk gamı) ise ekranda gösterilebilen renk sayısını arttırıp gelenksel renk gamının genişletilmesine verilen isim. Örneğin HD video içeriklerde standart renk gamı BT709 iken web içeriklerinde sRGB, sinematik içerikler için ise DCI-P3 standartları kullanılıyor. Daha yakın zamanda kullanılmaya başlanan Ultra HD çözünürlükler ise BT 2020 adı verilen çok daha geniş renk gamını gerektiriyor. WCG henüz kesin bir standarda sahip olmasa da DCI-P3 veya daha geniş bir renk gamını üretebilen ekranlar için kullanılan bir ifade.

Gerek HDR gerekse WCG teknolojisine sahip projektörler ve ekranlar SDR (Standart Dinamik Alan) ve 709 renk gamına sahip muadilleri ile karşılaştırıldığında dramatik derecede farklı bir görsel performans sunuyor. Görüntüdeki parlak alanlar öne çıkıyor, gölgeli alanlarda çok daha fazla detay farkedilebiliyor ve renkler daha doygun, daha zengin ve daha parlak. Bu farklar o kadar bariz ki odanın herhangi bir yerinden rahatlıkla farkedilebiliyor.

Peki CES sonrası gözümüze çarpan noktalar neler? Tüm bu gelişmeler ProAV sektörü için ne ifade ediyor?

HDR/WCG içerik üretimi ve dağıtımı konusunda büyük mesafe kaydedildi

Hollywood HDR/WCG teknolojilerine büyük bir hevesle sarıldı. Önde gelen 7 stüdyonun tümü artık sinema gösterimleri için söz konusu formatta içerik üretiyor, sırada ise Blu-ray oynatıcılar var. Üretilen içerik ilk aşamada filmler ve dizi bölümlerini içerecek, ancak bir sonraki aşamada canlı TV yayınlarının da bu kapsama girmesi bekleniyor.

Dağıtımın donanım tarafında HDR veya WCG içeriklerini oynatabilen ilk Ultra HD Blu-ray oynatıcılar Philips ve Samsung tarafından piyasaya sürüldü. Web tabanlı içerik sağlayıcılar tarafında Amazon ve Vudu şu an aktif olarak HDR/WCG/4K içerik dağıtımı yapıyorlar, Netflix ve Youtube gibi diğer büyük oyuncuların da çok kısa bir süre içerisinde bu umut vaateden pazara giriş yapması bekleniyor. Dish gibi büyük uydu yayın sağlayıcılarının bir kısmı 2016 yılı itibariyle HDR/WCG/4K içerik yayınını destekleyeceğini duyurdu; bu durumda diğer uydu ve kablo yayın sağlayıcılarının da yakında benzer açıklamalar ile gelmesi kuvvetle muhtemel.

Kablosuz içerik aktarımı için ise biraz daha beklemek zorunda kalacağız gibi gözüküyor, zira yeni ATSC 3.0 standardının onaylanması ve sektör tarafından kullanımının yaygınlaşması gerekiyor.

Televizyon tarafında kesin olan şu, 4K/HDR/WCG uyumu modeller 2016 yılı içerisinde çok daha yayınlaşacak. Bunlar ilk aşamada lüks modeller olmakla beraber 1-2 sene içerisinde orta seviye modellerin de bu uyuma sahip olmasını bekleyebiliriz. Birçok kurumsal ve profesyonel kurulumda profesyonel monitörler yerine televizyon setleri tercih ediliyor, dolayısıyla söz konusu müşterilerin bir kısmında 4K/HDR/WCG teknolojileri ile ilgili bir farkındalık ve talep gelişmesini bekleyebiliriz.

WCG ve HDR içerik üretiminde beklenen zorluklar öğrenme eğrisini dikleştirebilir

HD Alliance gibi organizasyonlar 4K/HDR/WCG deneyimini geliştirmek, hem satıcıları hem alıcıları bilgilendirmek için büyük çaba sarfediyor ancak işin doğrusu söz konusu teknolojilerin getirdiği bazı zorluklar ve karışıklıklar da mevcut.

Örneğin WCG teknolojisi söz konusu olduğunda içeriklerin 3 farklı renk gamı ile masterlanarak üretilmesi ve sadece sürekli bir renk aralığına sahip ekran ve projektörlerde oynatılması gerekecek. Renklerin nasıl genişletildiği ve nasıl sıkıştırıldığı ekranda veya harici prosesör kutusunda yapılan renk işlemenin ne kadar gelişmiş olduğu ile direkt alakalı.   

Benzer bir durum HDR komponentler için de mevcut. Üretilen HDR içeriklerin belli aşamalarda masterlandıktan sonra sürekli “zirve beyaz” ve “siyah seviyesi” aralığı bulunan televizyon veya projektörlere aktarılması gerekecek. Bu ton ayarının ne kadar iyi bir seviyede yapılabileceği de kullanılan cihazın kalitesi ile birebir paralel olacak.

Kısacası HDR/WCG devri çok yakında profesyonel görüntü sistemleri ve uygulamalarında da adından sıkça söz ettirmeye başlayacak. Bu teknolojiler ile ilgili bizim payımıza düşen de gözümüzü ve kulaklarımızı dört açıp olabildiğince bilgi edinmek.

GERİ DÖN
  • Panasonic
  • NorthVision
  • LG
  • Philips
  • Christie
  • Christie Coolux
  • Optoma
  • Harkness
  • Projecta
  • Lite-Out
  • Orion
  • Claro
  • DepthQ

© Astel. Tüm hakları saklıdır.

Etiler Mahallesi Seher Yıldızı Sokak No:12-14 Beşiktaş / İstanbul